Bazen insan kendi hayatının içinde bile kaybolur.
Her şey yerli yerindedir aslında.. ama içi eksiktir.
Ben de bir süredir böyleyim.
Dışarıdan bakınca normal, içeriden bakınca dağınık.
Söyleyemediğim şeyler var.
Cümleye döküldüğünde anlamı değişecek gibi gelen,
Susunca daha doğru kalan şeyler..
Belki de bu yüzden yazıyorum.
Çünkü bazı duygular konuşulmak için değil,
Ancak yazıldığında nefes almak için yaratılmıştır.
Ben burada ne anlatacağımı tam bilmiyorum.
Ama bildiğim bir şey var:
içimde duran hiçbir şey artık sessiz kalmak istemiyor.
Bazen bir bakış, bazen bir an, bazen sadece gecenin kendisi..
İnsanın içini açıyor.
Ve ben o açıklığı kapatmak yerine,
İlk kez içine bakmayı seçiyorum.
Belki burası bir gün benim hikâyem olur.
Belki de sadece yarım kalan cümlelerim.
Ama şimdilik bildiğim tek şey şu:
Ben artık kendimi yazıya emanet ediyorum.